Herhangi bir ders aldığımızda, bizi özellikle ilgilendirmesi gereken üç tane bölüm var bence.

Birincisi elbette ki yüksek not almak. Bunu yapabilmek için adım adım, neredeyse hiç bir ders için değişmeyen bazı şeyler var yapılması gereken.

1-] İlk önce sınavı , tam olarak önümüze ne tip bir şeyin konulacağını ( en basitinden klasik mi test mi ? ) bir analiz etmeliyiz. Soruları kimin hazırladığı da önemli tabii burada ki birazdan değineceğim.

2-] Çıkması olası olan sorulardan yeterince, oldukça hızlı, tutarlı bir şekilde çözebilecek düzeye gelinceye kadar çözmeliyiz. Bu sınavda karşılaştığımız zaman, a-bize zaman kazandırır, nasıl çözeceğimiz üstüne düşünmeyiz, b-elde ettiğimiz sonuç mantıklı mı değil mi diye anlamak için kontrol etmemiz gerekmez, anında durumu görürüz gerekirse düzeltiriz.

3-] Çıkabilecek soru tiplerini nereden anlayacağız ? Bu hocadan hocaya değişiyor. Kimisi resmen bu soru çıkar falan diye söyler, kimisi dikkat edin önemli bu der, kimisi farkında bile olmadan üstünde fazlaca durur bazı soruların gibi. Bu tarz durumları analiz etmenin iki yolundan birincisi, derse hazırlanıp da gittikten sonra hoca anlatırken normalde konuyu anlamaya ayıracağınız vakti hocanın üstünde durduğu yerleri, önem verdiği noktaları belirleyerek geçirmek. İkincisi ise hocanın odasına doğrudan gidip soru sorarken soru tiplerini görünce ki el-yüz hareketleri (gestures-mimics) nden yararlanmak.

4-] Son dakikaya kadar falan çalışma yanılgısına düşmemek, ki genel olarak hangi ders olursa olsun ama özellikle sayısal olan derslerden önce bir yarım saat falan matematik çalışmak, bir kaç problem çözmek sınavda beynin çalışmasını ciddi etkiliyor. Aynı zamanda sınavdan bir yarım saat- bir saat önce bir miktar nişasta türevi bir ürün tüketmek de hızlandırıyor hafıza mekanizmasını.

5-] Sınava girmeden 5 dakika önce bir klasik müzik dinleyip giriyoruz :) Hatta en iyisi sınava 2-3 dakika geç girmek, çünkü geç girince herkesin belli düzeyde telaşlı falan olduğunu görüyorsunuz bu da rahatlatıyor kişiyi, heyecanı biraz alıyor. Ondan sonra , çoğunlukla belirtilmez , bizzat soruların üstüne genel olarak hangi konudan olduğunu yazıp geçiyoruz. Söz gelimi , "zayıf asit-baz ile tampon çözelti sorusu, seyreltme etkisi" gibi etiketler atayacağız bütün sorulara. Ondan sonrası da artık çözme işine kalmış. Tabii hocanın neye ne kadar nasıl puan verdiğini de daha önce ondan ders almışlardan öğreneceksiniz, ilk kez ders veriyorsa da yine odasına gidip sorduğunuz sorularda çözümün nerelerine vurgu yaptığına dikkat etmek gerekiyor.

İkinci bölüm ise ders içeriğini kavramak. Açıkçası tek derdimiz not olacaksa bu çok da gerekli bir şey değil, salt üstteki adımları uygulayarak çan eğrisine en az 30-35 basar durursunuz. Ama hem konuyu kavrayıp hem de yüksek not almak istediğimizde ( salt konuyu kavramak da bazı durumlarda yetebilir, not çok gerekmeyebilir) üstteki birinci bölümün çok büyük bir bölümünü yapmasak da olacak. Acaba ne sorarlar falan diye kafa patlatmaya gerek olmamasının nedeni basitçe zaten ne gelirse gelsin affetmeyeceğinizden kaynaklanacak. Ama tabii ki de daha çok vakit alıyor, sonuçta o dersin içeriğinde ne var ne yok kavramak demek aslına bakarsanız o dersin içeriğinde olmayan bir çok şeyi de kavrayabilmekten geçiyor. Yani kısaca AA almak için o derse haftada 10 saat çalışmak gerekse bütün herşeyini kavramak için 15 gerekir en az. Ama gerek ilerde daha az sıkıntı çekmek gerekse öğrenmenin, uzun süre unutmamanın ancak böyle sağlanabilmesinden dolayı asıl yapılması gereken bu bence. Buna da yine şöyle bir örnek vereyim, akışkan mekaniğinde shear stress diye bir konu var neredeyse herkesin anlamakta zorluk çektiği. Dersin içeriğine baktığınızda herşey fizik-termodinamik-matematik 3'lüsünde dönüp duruyor. Shear ' ı anlamak için ise resmen moleküllerin birbiri arasındaki etkileşimi, çekim gücünü düşünmek gerekiyor. Bu da shear stress in formülünü öğrenip geçmekten daha çok vakit alan bir durum. Bir diğer örnek de biyolojide proteinlerin 3 boyutlu şekillerinin nasıl oluştuğu olabilir, zerre kimya anlatmazlar ama yine moleküller-atomlar arası çekimlerden öte bir durum değil çoğunlukla.

Üçüncü bölüm ise ders içeriğinden ayrı olarak hocanın bize katabileceklerinden yararlanmak. Burada hocalar ikiye ayrılıyor , Salih hoca gibileri söz gelimi zaten kendiliğinden bir çok şey anlatıp, dersi ilgi çekici duruma getirdiği gibi bir yandan yeni şeyler de öğretmiş olur konuyla belli düzeyde ilişkili olan. Anlatıp anlatıp geçenlerden ise bir şeyler kapabilmek için sizin bizzat dürtmeniz, sorular sormanız falan gerekiyor. Bu ne işe mi yarayacak derseniz, sizin ileride çalışacağınız konuya bağlı olarak çok mükemmel püf noktaları kapabilmenize yarar en basitinden. Ama yüz kere sorsanız bir kere böyle bir şey öğrenirsiniz genelde gidip google'da aratınca bulunacak şeyler söylerler, ama bu kez de zamandan kazanmış olursunuz, unutmadan olay yerinde gidermiş olursunuz merakınızı hem.